Ne var ne yok?

 

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

19. İstanbul Bienali’nin Küratörleri LIU Ding ve Carol Yinghua LU

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2007-2036 Bienal Sponsoru Koç Holding’in desteğiyle 18 Eylül-14 Kasım 2027 arasında düzenlenecek 19. İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü sanatçı ve küratör LIU Ding ile sanat tarihçisi ve küratör Carol Yinghua LU üstlenecek. Liu Ding ve Carol Yinghua Lu, 2007 yılından bu yana küratoryal çalışmalar yürüten ve araştırmalar yapan bir ekip olarak birlikte çalışıyor. 2024 yılında düzenlenen 8. Yokohama Trienali’nin sanat direktörlüğünü birlikte üstlendiler. ​Bienalin başlığı, kavramsal çerçevesi, mekânları ve diğer ayrıntıları önümüzdeki aylarda açıklanacak.

Kanada Sinemasının En İyileri İstanbul Modern’de

 

İstanbul Modern Sinema, Kanada sinemasının 1970’lerden günümüze uzanan en önemli örneklerini “Kanada Top 10” başlıklı programla 7-17 Mayıs tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturacak. Toronto Uluslararası Film Festivali’nin (TIFF) “Top 10 Canadian Films” listesinden ilham alan seçki, hem usta yönetmenlerin dikkat çeken yapımlarını hem de uluslararası alanda ses getirmiş filmleri izleyicilere sunuyor. 2015 yılında TIFF tarafından eleştirmenler ve sinemacılar arasında gerçekleştirdiği anketle belirlenen ve Kanada Ulusal Film Kurulu aracılığıyla dolaşıma sokulan “Top 10 Canadian Films” listesine dayanan seçki, Kanada sinema kültürünü şekillendiren etkileyici yapımları bir araya getiriyor.

Erol Eskici “Fields of Encounter” Sergisiyle Düsseldorf’ta

GOLESTANI, SANATORIUM iş birliğiyle, Erol Eskici’nin “Fields of Encounter” başlıklı kişisel sergisine 25 Nisan-30 Mayıs tarihleri arasında Düsseldorf’ta sanatseverlerle buluşuyor. Erol Eskici, bu seride izleyiciyi yaşayan dünya ile kurduğumuz kırılgan ilişki ve bu ilişkiyi şekillendiren görünmez bağlar üzerine düşünmeye davet ediyor. “Fields of Encounter”, formların birbirine yaklaştığı, temas ettiği ve kısa süreli karşılaşmalarla yeni anlam alanları oluşturduğu bir görsel evren sunuyor. Sanatçı, tanımlı ve sabit nesnelerden ziyade, kökeni tam olarak izlenemeyen oluşum süreçlerinin izlerini taşıyan biçim kümeleri üretiyor.

GalataPerform’dan Yeni Bir Alan: LAB Yayında

 

İstanbul merkezli bağımsız tiyatro ve üretim platformu GalataPerform, yirmi yılı aşkın birikimini yeni bir oluşumla genişletiyor: GalataPerform LAB. LAB, GalataPerform’un içinden doğan; farklı sanat disiplinlerini kesiştiren bir öğrenme ve deneyim platformu. Platformda, tiyatrodan sinemaya, edebiyattan müziğe, tasarımdan yeni teknolojilere uzanan bir eksende; yurt içi ve yurt dışından eğitmenlerle çevrimiçi ve hibrit atölyeler, masterclass’lar, mentorluk programları, okumalar ve yaratıcı buluşmalar gerçekleştiriliyor. Katılımcıların üretimlerini derinleştirebilecekleri, yeni yollar deneyebilecekleri ve farklı pratiklerle temas kurabilecekleri bu yapı; aynı zamanda ortak üretimleri ve yeni karşılaşmaları mümkün kılan bir paylaşım ortamı sunuyor.

Ara Güler Müzesi’nden Yeni Sergi: “CANNES!”

 

Ara Güler’in Cannes Film Festivali’nde farklı yıllarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan “CANNES!” başlıklı sergi 11 Ekim’e kadar Ara Güler Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Ara Güler arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğrafların yer aldığı “CANNES!” sergisinde Brigitte Bardot, Sophia Loren, Monaco Prensesi Grace Kelly, Federico Fellini, Orson Welles, Jean Cocteau, Michelangelo Antonioni, Kim Novak ve François Truffaut gibi dönemin pek çok ikonik sinema figürünün Ara Güler tarafından çekilmiş fotoğrafları yer alıyor. Sergiyi oluşturan kareler, yalnızca tanınmış isimleri değil, sinemanın büyüsünü ve bir dönemin ruhunu bugüne taşıyor.

Paylaşmanın ve Birlikte Üretmenin Gücüne Dair: “Düğme Göz”

 

Nuri Kurucu’nun robotların seri üretime geçtiği bir dünyada tüketim alışkanlıklarını eğlenceli bir üslupla sorguladığı kitabı Düğme Göz, Orhan Umut Gökçek’in resimleriyle Redhouse Kidz’ten çıktı. “Utku dünyayı işiterek ve dokunarak keşfeden görme engelli bir çocuktur. Yaşıtlarından farkı, yalnızca yatarken çıkardığı mavi çerçeveli gözlüğü, iki okula birden gitmesi ve oyuncakları sevmemesidir. Akıllı robotların çalıştığı dev fabrikada üretilen, son moda ayıcıklar bile ilgisini çekmez, ta ki defolu, tek gözlü bir ayıcıkla yolları kesişene dek… Farklı olmanın anlamını iyi bilen Utku ile Düğme Göz çok geçmeden sıkı arkadaş olup Ayıcık Kurtarma Timi’ni kurar. Hızla yayılan dayanışma dalgası, Ayıcık Şirketi’nin hırslı patronunu çileden çıkarır. Ayıcıkları ve oyuncaksız çocukları mutlu etmeyi amaçlayan Ayıcık Kurtarma Timi amacına ulaşabilecek midir?”

Mustafa Horasan’ın “Tuhaf Karşılaşmalar” Sergisi Alpek Sanat’ta

 

Mustafa Horasan’ın “Tuhaf Karşılaşmalar” başlıklı kişisel sergisi 31 Mayıs’a kadar Antalya’da bulunan Alpek Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor. “Tuhaf Karşılaşmalar” sergisi, Horasan’ın daha önce hiçbir yerde izlenmemiş son dönem yapıtları yer alıyor. Çağdaş Türk resminin özgün figüratif dilini kuran sanatçılardan biri olan Horasan, son dönem çalışmalarında insan figürünü sabit bir kimliğin temsilcisi olarak değil; sürekli değişim ve dönüşüm hâlindeki herhangi bir varlık olarak ele alıyor. Sanatçının ürettiği yüzeylerde beden, yalnızca fiziksel bir form olmaktan çıkıyor; zihinsel gerilimlerin, kırılmaların ve içsel çatışmaların görünür hâle geldiği bir temsile dönüşüyor.

Kerim Suner’in “Ne Zaman” Serüveni Yapı Kredi bomontiada’da

 

Kerim Suner’in “Ne Zaman” isimli kişisel sergisi 2 Mayıs 2026 tarihinde Yapı Kredi bomontiada GALERİ’de ziyarete açılıyor. 22 Mayıs’a kadar açık kalacak sergi her gün 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. İstanbul’un karmaşası ve dijital dünyanın geçiciliği arasında, zamanı cam plakalara hapsederek durdurmayı seçen bir fotoğrafçı Kerim Suner. On yılı aşan takıntının meyvelerinden biri olan bu proje, sadece bir fotoğraf sergisi değil, aynı zamanda teknolojik değişime karşı verilmiş entelektüel bir mücadelenin manifestosu niteliğinde. Suner adeta yaşam damarı olan tarihi fotoğrafçılık tutkusunu devasa bir belgeleme projesine evrilttiği bu yolculukta; mobil bir laboratuvara dönüştürdüğü kamyoneti, ona eşlik eden çadırı ve körüklü ahşap kamerası ile 72 farklı noktada İstanbul’un zamanlar arası yüzünü kaydetti.

EVİN’den Yeni Sergi: “Uzun Soluklu Bir Yolculuk: EVİN’in 30 Yılı”

 

EVİN, yeni sergisi “Uzun Soluklu Bir Yolculuk: EVİN’in 30 Yılı” ile 16 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerle buluşuyor. EVİN, kuruluşunun 30. yılını, bugüne dek galeriyle yolu kesişen sanatçılardan özel bir seçkiyle kutluyor. Küratörlüğünü EVİN’in direktörü Gizem Kâhya İyem’in üstlendiği sergi, zaman içinde galerinin çatısı altında kurulmuş bağları görünür kılmayı amaçlıyor. Sergide zaman kavramı doğrusal bir akıştan ziyade döngüsel ve sürekli yeniden kurulan bir hareket olarak ele alınıyor. Bağ kurmanın zaman aldığı; ancak bu zamanın yalnızca ölçülen ve tüketilen bir süre olmadığı düşüncesinden hareketle sergi, geçmişi erişilemez bir yerde konumlandırmak yerine “şimdi”ye davet ediyor.