Türk Dünyası Kültür Mahallesi

İstanbul, geçmişten bugüne farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir. Tarihte olduğu gibi günümüzde de kültür ve sanatın merkezi. Farklı yüzlerin, renklerin, gelenek ve inançların buluşma noktası. Gezi alanları, müzeler ve kültür parklarıyla da İstanbullular başta olmak üzere yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı. Ziyaretçilerini Türk dünyasının farklı renkleri, desenleri, eserleri arasında yolculuğa çıkaran Türk Dünyası Kültür Mahallesi de bu mekânlardan biri. Topkapı Kültür Parkı içerisinde yer alan mahallede; Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, RF Tataristan ve RF Başkortostan evleri ile Ebu Nasr El Farabi Evi yer alıyor.

Her biri ayrı bir ülkeye tahsis edilen bu evler sayesinde, geniş bir coğrafyaya yayılmış Türk kültürünün farklı ülke ve topluluklardaki yansımalarını bir arada aynı mekânda görmek mümkün. Burada gündelik hayattan parçalar, ev eşyaları, müzik aletleri, kılık kıyafet gibi pek çok kültürel detay sergilenmekte. Ayrıca Kazak ve Kırgız çadırları, orijinal boyutlarda hazırlanan Orhun Yazıtları, Azerbaycan Kız Kalesi ve Kırgızistan’da bulunan Burana Kulesi’ne ait maketler de görülebilecek eserler arasında.

2009 yılında ziyarete açılan mahalle, yıllar içinde eklenen maket ve çadırlarla zenginleşerek bugünkü hâlini almıştır. UNESCO Hoca Ahmet Yesevi Yılı münasebetiyle 2016 yılında eklenen Hoca Ahmet Yesevi otağı maketi ise dinî yaşamı ve tasavvufî kültürü yansıtması bakımından önemlidir.

Türk Dünyası Kültür Mahallesi, aynı zamanda Türk dünyasının özel günlerinin coşkuyla kutlandığı adreslerden biri.
Nevruz, Sabantuy gibi bayram kutlamaları vesilesiyle akraba toplulukların ve kardeş ülkelerin buluşmasına da ev sahipliği yapmakta. Bu yönüyle Türk dünyası için ortak kültürün tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir görev üstlenmektedir.

Yılın her günü ücretsiz olarak gezilebilen Türk Dünyası Kültür Mahallesi, Topkapı Kültür Parkı’nda çeşitli ağaç ve çiçeklerle bezeli bir bahçenin içinde misafirlerini beklemektedir.


Kazakistan Cumhuriyeti Kültür Evi

En büyük Türk halklarından olan Kazaklar, aynı zamanda oldukça eski bir geçmişe ve kültür mirasına sahiptir. Bu zenginliklerin paylaşılıp, geldiğimiz kültürün anlaşılması amacına hizmet eden Kazakistan Kültür Evi, bu yelpazeyi mümkün olduğunca aralamaya çalışıyor. Kazak Hanlığı’na ait bu zengin geleneğin bir parçası olan kılıç-kalkan oyununda kullanılan kılıç ve kalkanlar, oyuna ait kareler Kazakistan Kültür Evi’nde görülebilir.

Diğer bir Türk geleneği olan avcılıkta Kazaklar’ın kullandıkları gereçler ve yöntemler daha da gelişmiştir. Bunların birer numunesi olarak geyik boynuzundan deri kaplı oklar ve yaylar, yine avcılıkta kullanılan yırtıcı kuş, özellikle de kartal yetiştiriciliğine dair ilginç bilgilerin ve görsellerin yer aldığı panolar Kazak evinde sergilenen parçalar arasındadır. Kazak milli müziğinin vazgeçilmez enstrümanı olan ‘Dombıra’ ve ‘Kobuz’ adı verilen orijinal sazlar, Kazak Kent Orkestrası minyatürü Kazak müziği hakkında ayrıntılı bilgilerin bulunabileceği kitapçıklar, bu kültürün müziğine ait eşsiz bir arşiv niteliği taşımaktadır. Bunların dışında, Kazak devlet büyüklerini, mimari eserlerin tanıtıcı, İpekyolu’nun tarihi hakkında kaynaklık edecek birçok materyal ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla bulunuyor.

Kazak göçebe hayatın en önemli unsurlarından olan yayla çadırının bir örneği, Kazak evinin yanında, Kazakistan’dan getirilerek aslında uygun olarak tamamen keçe ve ahşaptan, hiç çivi kullanılmadan kurulmuştur.


Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Evi

Azerbaycan, bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılından itibaren, yaşadığı birçok soruna rağmen ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda kendisini hızla geliştiren Türk devletlerinden biridir. Coğrafi konumu gereği değişik kültürlerle etkileşimde bulunan Azerbaycan, Türk kültürünün özelliklerini halen taşımakta ve tüm canlılığıyla devam ettirmektedir. Bu çok renkli mirasın örneklerini Topkapı Kültür Parkı’nda kurulan Türk Dünyası Kültür Evleri’nden Azerbaycan Evi’nde bulmak mümkündür.

İlk olarak, Köroğlu, Babek gibi halk kahramanlarına ait portrelerin ve Azeri tarihi hakkında geniş bilgi içeren panoların ziyaretçileri karşıladığı Azerbaycan Kültür Evi, ozanlarla çevrili bir geçit hissi veriyor. Günümüzde yetiştirdiği özgün sanatçılarla müzik alanında varlığını dünyaya kanıtlayan Azerbaycan’ın, tüm Türk dünyasında olduğu gibi, geçmişinde de müzikle kuvvetli bağları vardır. Azerbaycan Evi’nde sergilenen Azeri milli müziğinin vazgeçilmez enstrümanlarından ‘tar’, ‘kanvas’, ‘kamança’, ‘balaban’ gibi sazların el yapımı orijinal örnekleri ve Azeri müzik tarihiyle ilgili kayda değer bir arşiv meraklılarına bugünkü Azeri müziğinin ulaştığı başarının aslında tesadüf olmadığını gösteriyor.


Özbekistan Cumhuriyeti Kültür Evi

Orta Asya’nın zengin ilim ve medeniyet merkezlerinden olan Semerkand, Buhara ve Hive gibi şehirlere ev sahipliği yapan Özbekistan, özellikle ortaçağa ait mimari eserleriyle şehirlerinin eşsiz tarihine tanıklık ediyor. Türk Dünyası Özbekistan Evi de, Amir Timur anıtı, Kazıdade’nin ve Ali Kuşçu’nun da çalışmalar yaptığı 15. yüzyıla ait Rasathane, 16. yüzyıla ait Kukeldaş Medresesi ve 2007 yılında İslam Kültür Merkezi seçilen Ebu Bekir Ğaffal tarafından 16. Yüzyılda inşa edilmiş Hastimam (Hz. İmam) Medresesi gibi Özbek tarihini bizlerle tanıştıracak birçok eseri misafir ediyor. Diğer yandan, yemeklerinin lezzeti ve etrafında yapılan uzun dost sohbetleriyle dünyaya nam salan meşhur Özbek sofrasının bir örneği hatta Özbek pilavı için özel olarak yapılmış tabaklardan, fincan takımlarından oluşan Piyale çinilerinin nadide numuneleri de Özbek Kültür Evi’nde görülebilir. Özbek mutfağı tarihinin, yöreye ait yemek tariflerinin bulunduğu kitaplar ise sayfalarını karıştıracak Özbek kültürü meraklılarını bekliyor.

İpekyolu’nun geçtiği Özbek topraklarında ipekten kadifeye çeşitli kıymetli kumaşlar üstüne işlenmiş göz nurları, Özbek el sanatı ürünü cepkenler, takkeler, örtüler canlı bir kültürün renkli örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.


Kırgızistan Cumhuriyeti Kültür Evi

Kırgızistan, dünya edebiyatına mal olmuş milli destanlarının yanı sıra, yetiştirdiği Cengiz Aytmatov gibi çağdaş yazarlarıyla Orta Asya topraklarından dünyaya seslenen bir Türk devletidir. Türk Dünyası Kırgız topraklarından dünyaya seslenen bir Türk devletidir. Türk Dünyası Kırgız evinde de bu öneme atfen Kırgız sözlü ve yazılı edebiyatı hakkındaki kaynaklardan ve Cengiz Aytmatov külliyatından oluşan büyük bir Kırgız edebiyatı köşesi oluşturmuştur.
Küçük bir Kırgız sanat müzesi sayılabilecek mekanın girişinde ziyaretçileri, günümüz Kırgız ressamlarına ait tablolar selamlıyor. İlerledikçe bu sanat eserleri yerlerini Orta Asya Türk kültüründe olduğu gibi, Kırgız sosyal hayatında vazgeçilmezlerinden olan at oyunlarına, at güreşlerine, ulak oyunlarına ait tablolara, geyik ayağından yapılmış özel at kamçılarına bırakıyor.
Keçeden üretilmiş el yapımı ‘çapan’lar (saygın misafirlere giydirilen bir kaftan türü), terlikler, kalpaklar, ‘şırdak’lar (el halısı) Kırgız el becerilerinin en güzel örnekleri, Kırgızlara has Ulupamir Kültür Şöleni’nden halk oyunu, at yarışı, ulak, ozan atışmalarını gösteren fotoğraflar, Kırgız kültürüyle tanışmamız için bizleri davet ediyor.


Türkmenistan Cumhuriyeti Kültür Evi

Dede Korkut, Karacaoğlan, Sultan Sencer, Oğuz Han ve Mahdumkulu Piragi gibi Türkmen topraklarında yetişmiş ya da yolu buradan geçmiş büyüklerin yükselttikleri, Kül Tigin Yazıtları, Orhun-Yenisey Yazıtları’ndan kaynaklanan Türkmen halk kültürü ve edebiyatının seçkin örnekleri ve tarihi serüvenleri Türk Dünyası Türkmenistan Kültür Evi’nde geçmişe tutulan bir ayna olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bölgeye ait koyun ve devetüyünden Türkmen halı örnekleri, Ahal Teke cins atlarını anlatan maketler, pencere ve kapıları süslemekte kullanılan el dokuması halıdan yapılan saçaklar, Türkmen paralarından (manat) oluşan bir koleksiyon da Türkmenistan Kültür Evi’nde görülebilecek ilginç detaylar arasındadır.

Nesli tükenmiş hayvanlar için bastırılmış gümüş pullar, yün patikler, bayrak bayramından görüntüler, geyik boynuzundan kuzu emzikleri, Sultan Sencer’e ait türbe maketi, halı tezgâhları, kök boyası örnekleri, Türkmen gelinlerine has özel takılar, geleneksel kıyafetler giydirilmiş mankenler, meraklılarını bekliyor.


KKTC Kültür Evi

Çok partili parlamenter demokrasi ile yönetilmekte olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 15 Kasım 1983 tarihinde kurulmuştur. Türkiye ile yakın coğrafi ve insani bağları olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ticaret yollarının kesiştiği Akdeniz’deki üçüncü büyük ada olan Kıbrıs’ın kuzeyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 324,168 km2 olan KKTC’nin komşuları Türkiye, Suriye, Mısır, İsrail, Lübnan ve Güney Kıbrıs’tır.

Arkeolojik kazılar Kıbrıs’ta M.Ö. 7000 yılına uzanan Neolitik zamana ait yerleşim birimleri ortaya çıkarmıştır. Bulunan kalıntılardan Kıbrıs’a yerleşen ilk insanların Mezopotamya ve Anadolu’dan geldikleri, tarım yaptıkları ve hayvan evcilleştirdikleri anlaşılmaktadır. M.Ö 6000 ve daha sonra gelen topluluklar çanak, çömlek, testi, bardak gibi kilden kapları üretme sanatını getirmişlerdir.

KKTC Kültür Evi, bölgeye has el işlemesi örtüleri, özel üretim sabunları, tarihi buğday orakları, su kabağından çalgılar, el yapımı hasır sepetler, süpürgeler ve değişik süs eşyaları, Kıbrıs çarşılarında ufak bir gezinti imkânı sağlarken, aslında sıcak kanlığıyla tanınan Kıbrıs halkına ve Kıbrıs kültürüne bizleri bir adım daha yaklaştırıyor.


RF. Tataristan Cumhuriyeti Kültür Evi

Kazan’ın bin yıllık geçmişiyle başkentlik ettiği R.F. Tataristan Cumhuriyeti, tarih boyunca Sibir, Kırım, Altın Orda, Rus etkisinde kalmış bir coğrafyada kurulması dolayısıyla ilginç mimari eserleriyle akıllarda yer etmiştir. Tatar Evi’nin girişinde yer alan bu eserlere ait görseller, mimari yelpazenin genişliği hakkında fikir vermektedir.

Tataristan Kültür Evi’nde, ziyaretçiler için Tatar dünyasına kapılar açmak amacıyla bulunan kitaplardan ve tanıtıcı broşürlerden çağdaş Tatar ressamlara ait kataloglar, Tatar porselen tarihi hakkında ve Tatar milli müziği üzerine yazılmış kitaplar ilk akla gelenlerdir.

Gelişmiş bir zarafet anlayışına sahip Tatarların, küçükten büyüğe kullandıkları tüm eşyalarda bu estetik kaygıyı görmek mümkündür. Bir Tatar evi olarak düzenlenmiş Tatar Kültür Evi’nde bulunan yöresel kıyafetlerden oyuncak bebeklere, deriden yapılmış duvar süslerinden kilimlere, tespihlerden semaverlere kadar akla gelebilecek her eşyada bu inceliği görmek tesadüf değildir.

Kadınlar için tasarlanmış ziynet eşyalarını ve geleneksel Tatar elişlerini gösteren tabloları da, Tatar kültürüne hayran bırakacak parçalar arasındadır.


RF. Başkurdistan Cumhuriyeti Kültür Evi

En kaliteli bal çeşitlerini üreten Türk soyu olan Başkortların ismi ‘ana’ anlamına gelen ‘baş’ ve ‘arı’ anlamına gelen ‘bal’ kelimesinin birleşmesiyle ‘başkırt’ kelimesinden türemiştir. R.F. Başkortostan Cumhuriyeti, diğer Türk halklarından ayrılan bu özelliğine R.F. Başkortostan Evi’nde sergilenen farklı bal çeşitleriyle de şahit olmak mümkündür.

El işlemeciliğinde kendilerini geliştirmiş olan Başkortostan kültürüne ait, gelinler için özel olarak gümüş ve mercandan hazırlanmış başlıklar, takılar; damatlar için gümüş kemerler ve el yapımı tilki derisinden yapılan ‘tumak’ adı verilen başlıklar, Başkortostan Kültür Evi’nde bir geleneksel bir düğün şöleni yaşatıyor.

Başkortostan’ın 7 harikasının yer aldığı sergiye yer verilen köşenin hemen yanında ise, Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lûgat’it Türk adlı sözlüğünde Başkortostan’dan bahsedilen metinlerin ve o coğrafyaya ait çizimlerin bulunduğu tablolar 11. yüzyıldaki Başkortostan yaşantısını inceleme imkânı sağlıyor.


Kız Kalesi

Kız kalesi, hem Bakü’nün, hem de Azerbaycan’ın en özel tarihi yapılarından biridir. Geçmişte, Hazar Denizi, suların eteklerine kadar varmaktaydı. Günümüzde ise, denizin dolması ile biraz uzaklaşmış konumdadır. Ancak, yine de bütün güzelliği ile varlığını sürdürmektedir. Hem Azeri halkının, hem de ülkeye gelen turistlerin mutlaka görmek istedikleri yapılardan biridir. Bu yapı, 13. Yüzyılda, mimar masud ibn Davut tarafından inşa edilmiştir. Kulenin gövde kısmı kireç taşlardan inşa edilmiştir. 27 metre uzunluğa sahiptir. Kaleyi yapan mimar bilinmekle birlikte, aslında tam olarak nasıl yapıldığı ve nedeni bilinmemektedir. Bu anlamda, halk arasında bir çok rivayet dolaşmaktadır. Denize yakın konumda bulunan yapı, Bakü’nün en özel simgelerinden biridir.


Burana Kulesi

Burana kulesi, Kırgızistan’ın Başkenti Bişkek’in 80 km doğusunda çuy vadisinde bulunmaktadır. Bu bölge 9. Yüzyılın sonlarında karahanlı devleti tarafından kurulan ve o dönemde başkent olan antik Balasagun şehridir. İpek yolu üzerinde bulunan burana kulesi, Karahanlılar döneminde hem minare hem de gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Bu eşsiz tarihi eserin maketi de Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde sergide…

Orhun Yazıtları

Orhun Yazıtları’ndan Tonyukuk Anıtı maketi Kültür A.Ş. tarafından yaptırılarak Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde sergilenmektedir.


Ziyaret:

Müzemiz her gün 08.00 – 17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.

İletişim:

Adres: Maltepe Mah. Topkapı Kültür Parkı Osmanlı Evleri Topkapı / Zeytinburnu / İstanbul
Tel: (0212) 467 07 00

Ücretlendirme:

Girişler ücretsizdir.