Ne var ne yok?

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali Başlıyor

6 – 24 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali’nin konser biletleri online satışa çıktı. Her yıl olduğu gibi oda müziğinin samimiyeti, çeşitliliği ve zenginliğini merkeze alan özgün programlarıyla müzikseverlerle buluşmaya hazırlanan festival, altıncı yılında da dünyadan seçkin sanatçıları Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda İstanbullularla bir araya getirecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) tarafından düzenlenen 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, konserlerin yanı sıra ücretsiz olarak düzenlenen masterclass programları ve söyleşilerin yer aldığı çok yönlü programıyla ilham verici bir deneyim sunacak.

İskele Sergileri: İki Akıntı Arasında

İki Akıntı Arasında, Clarissa Pinkola Estés’in Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabında yer alan İskelet Kadın masalının açtığı metaforik alanı, Karşıyaka Vapur İskelesi’nin gündelik hareketi ve geçiş halleriyle buluşturuyor. Sergi, masalın kendisini yeniden anlatmaktan çok, onun açtığı çağrışım alanını iskele mekânının kendine özgü ritmiyle ilişkilendiriyor. 2024 yılında Kentler Arası Misafir Sanatçı Programı kapsamında bir araya gelen ve Misi Köyü’nün kültürel mirası etrafında ortak bir bellek deneyimi paylaşan Ayça Su Değirmenci, Çiğdem Üçüncü, Damla Yalçın ve Yekateryna Grygorenko, bu kez İskele Sergileri kapsamında yeniden bir araya geliyor. İZDENİZ ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle, Kendine Ait Bir Oda (KABO) tarafından gerçekleştirilen İskele Sergileri kapsamında hazırlanan ve küratörlüğünü Esra Okyay’ın üstlendiği sergi, 17 Temmuz – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında Karşıyaka Vapur İskelesi’nde izlenebilir.

Eskişehir Caz Festivali 26-27 Eylül’de Düzenlenecek

Eskişehir Caz Festivali, bu yıl “Lületaşı” temasıyla 26-27 Eylül tarihlerinde Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda ikinci kez düzenlenecek. Toprağın altından çıkarılan ve ustaların ellerinde sanata dönüşen lületaşı; Eskişehir’in hafızasını, zanaat geleneğini ve kültürel kimliğini temsil eden güçlü bir metafor olarak festivalin merkezine yerleşiyor. ECF 2026, müzik aracılığıyla şehrin görünmeyen katmanlarını görünür kılmayı ve Eskişehir’in kültürel mirasını yeni kuşaklarla buluşturmayı hedefliyor. Festivalin ana sahnesinde; Fatih Erkoç, Gaye Su Akyol, Gevende, Birsen Tezer, Derdo Disco by Mislina ve Akın Sevgör yer alacak. Eskişehir Caz Festivali (ECF) hakkında detaylı bilgiye eskisehircazfestivali.com web adresinden ulaşabilirsiniz.

Aleyna Gökdemir’in İlk Kişisel Sergisi “Bu Bir Oyuncak Değil” Bademler Sanat Köyü’nde

Aleyna Gökdemir’in “Bu Bir Oyuncak Değil” başlıklı ilk kişisel sergisi 9-21 Ağustos tarihleri arasında Bademler Sanat Köyü’nde sanatseverlerle buluşacak. Aleyna Gökdemir’in “Bu Bir Oyuncak Değil” sergisi, çocukluk hafızası, kimlik ve belleğin nesneler aracılığıyla kurduğu ilişkiyi heykel ve tekstil ekseninde ele alan yeni dönem üretimlerini de bir araya getiriyor. Gizem Güngördü Ercengiz küratörlüğünde düzenlenen serginin İstanbul ön gösterimi 6 Ağustos’ta HolaHope Hub Galata’da gerçekleştirilecek. ​“Bu Bir Oyuncak Değil”, Aleyna Gökdemir’in gündelik nesneler ve çocukluk hafızası üzerinden benlik, aidiyet ve dönüşüm kavramlarını araştırdığı ilk kişisel sergisi. Oyuncak, çocuklukta yalnızca oyun oynanan bir nesne değil; bireyin dünyayla kurduğu ilk ilişkinin, güven duygusunun ve hayal gücünün taşıyıcısıdır.

MUBI FEST İstanbul’un Programı Açıklandı

İki yıl aradan sonra İstanbul’a dönen MUBI FEST, bu yılki programında farklı festivallerden ödüllerle dönen yapımlara yer veriyor. 79. Cannes Film Festivali’nde iki başrol oyuncusuna En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazandıran Coward, Paweł Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen Ödülü getiren Ata Yurdu (Fatherland) ve Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümünden ödülle ayrılan Miyazma Kampı (Camp Miasma), festival kapsamında Türkiye prömiyerlerini gerçekleştirecek. Cannes Film Festivali’nde gösterilen Arthur Harari imzalı The Unknown ile Na Hong-jin’in yönettiği Hope da Türkiye’de ilk kez MUBI FEST İstanbul’da izleyiciyle buluşacak. Festival programında film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, canlı müzik performansları ve öğrencilere yönelik etkinlikler de yer alacak. Festival alanında yeme-içme bölümleri de bulunacak.

Alex Červený’nin Türkiye’deki İlk Kişisel Sergisi “Karşılaşmalar Atlası” Zeyrek Çinili Hamam’da

Zeyrek Çinili Hamam, Brezilyalı sanatçı Alex Červený’nin “Karşılaşmalar Atlası” başlıklı Türkiye’deki ilk kişisel sergisini Anlam de Coster küratörlüğünde 24 Eylül 2026-31 Ocak 2027 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak. 16. yüzyıldan günümüze ulaşan Mimar Sinan yapısı Zeyrek Çinili Hamam’ın altında yer alan Bizans sarnıcında gerçekleşen sergi, astronomi, şehir, mimarlık ve beden arasındaki ilişkileri haritalayan otuzdan fazla eseri bir araya getiriyor. Sergi, Červený’nin Zeyrek Çinili Hamam’ın davetiyle İstanbul’da yürüttüğü araştırma sürecinden doğan yeni yapıtları, sanatçının ilk Türkiye seyahatinden ilhamla ürettiği ve daha önce gösterilmemiş eserlerle bir araya getiriyor.

Pi Artworks İstanbul’dan Yeni Sergi: “Ne Tatlı Ayrılık”

Pi Artworks İstanbul, Nancy Atakan ile Dilek Aydın’ın uzun yıllara dayanan iş birliğini “Ne Tatlı Ayrılık” başlıklı ilk ortak sergiyle 17 Eylül-31 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak. “Ne Tatlı Ayrılık”, yaratıcı alanlarda üretim yapan kadınların gözünden doğum deneyimini ele alan disiplinler arası bir sergi olarak kurgulanıyor. Sergi, doğumu anne ile çocuğun fiziksel olarak birbirinden ayrıldığı bir eşik anı olarak ele alırken, bu ayrılığın aynı zamanda yeni bir yaşamın, yeni kimliklerin ve yeni yaratıcı yolların başlangıcını temsil etmesine odaklanıyor. Sergi, Ne Tatlı Ayrılık başlıklı yeni video çalışması, portre kartpostallardan oluşan bir heykel yerleştirmesi, kişisel metinlerle işlenmiş bebek battaniyelerinden oluşan bir enstalasyon, Bye Bye Baby yazılı neon işi ve Nancy Atakan’ın daha önce ürettiği Homage to Myrna Lewis ile Mersin Hastanesi adlı iki video çalışmasını bir araya getiriyor. Bu yapıtlar, doğum deneyiminin kadınların hem kişisel hem de yaratıcı yaşamlarında bıraktığı izleri görünür kılarken, samimi anlatılar ile sanatsal düşünüş biçimlerini bir araya getiriyor.

Knut Hamsun’un “Benoni ile Rosa”sı Behçet Necatigil Çevirisiyle

 

Knut Hamsun’un dilimizde 1979 yılında 12 bölümlük radyo tiyatrosu olarak yayımlanan romanı Benoni ile Rosa, Behçet Necatigil’in çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Behçet Necatigil, Knut Hamsun’un Benoni romanını 1960’ta, Rosa’yı 1968’de çevirmiş, birbirinin devamı olan bu iki romanı “Benoni ile Rosa” adıyla radyoya uyarlamıştı. Arşivinde daktilo edilmiş sayfalar hâlinde bulunan ve 1979’da İstanbul Radyosu “Arkası Yarın” kuşağında 12 bölüm olarak yayımlanan oyun ilk kez kitaplaştı. Yönetmeni Engin Uludağ, efektörü Erhan Mesutoğlu olan oyunu seslendiren sanatçılar; Muazzez Küçük, Jeyan Mahfi Tözüm, Kâmuran Usluer, Bilge Zobu, Sait Ergenç, Nüvit Özdoğru, Sezai Altekin, Nedret Denizhan, Zihni Göktay, Mümtaz Ener, Müşfik Kenter ve Kadriye Kenter’di.

8. Kaş Caz Festivali İçin Geri Sayım Başladı

 

Kaş Caz Festivali, 8. yılında MarineERA katkılarıyla 28-30 Ağustos tarihleri arasında Setur Marina Kaş’ta düzenlenecek. “Kökler ve Göçler” temasıyla gerçekleştirilecek festivalde, konserlerin yanı sıra söyleşiler, gün doğumu dinletileri ve gece etkinlikleri de katılımcılarla buluşacak. Program, aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını caz müziği ekseninde ele alacak. Festivalin MarineERA’daki gündüz programı, müziğin ötesine geçen içerikleriyle dikkat çekiyor. Arkeoloji, tarih, denizcilik kültürü ve müziğin kesişiminde gerçekleşecek söyleşilerde katılımcılar; zamanın izlerinden liman kentlerinin hikâyelerine, sesin coğrafyasından kadim müzikal geleneklere uzanan farklı başlıklarda bir araya gelecek. Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Ahmet Ertürk, Prof. Dr. Havva İşkan, Julia Biel, Michel Godard, Derya Türkan ve Hakan Atala gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşecek buluşmalar, festivalin disiplinlerarası yaklaşımını güçlendirecek.