Ne var ne yok?

 

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz

16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali “Kreşendo” Filmiyle Başlayacak

Adalet ve Sinema Derneği tarafından “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle düzenlenen 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 26 Kasım’daki açılış töreninin ardından 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak. Sinema ve hukuk dünyasını bir araya getiren festivalin açılış filmi, Fransız sinemacı Agnès Jaoui’nin Cannes Film Festivali’nde gösterilen yeni yapımı Kreşendo (L’Objet du délit) olacak. Festivalin yarışma dışı ana bölümü “Adalet Terazisi” seçkisinde ise Tunç Şahin’in aile içi sırları ve cezasızlığı ele alan Canavar, Christophe Dimitri Réveille’in Che Guevara’nın ölümünden sonra hayatta kalan yoldaşlarının hikâyesini anlattığı Che Guevara: Son Yoldaşları, Peter Brunner’ın inanç ve toplumsal ikiyüzlülüğü sorgulayan İnayet filmleri ile bu yıl Sinema Onur Ödülü’ne layık görülen yönetmen Mahamat-Saleh Haroun’un Soumsoum, Yıldızlı Gece adlı yapımı yer alıyor.

Salvador Dalí’nin Dijital Dünyası İstanbul’a Geldi

Dünyanın 14 farklı şehrinde sanatseverlerle buluşan uluslararası “Dalí Cybernetics” sergisi, İstanbul’da Dijital Deneyim Merkezi’nde kapılarını açtı. Sürrealist sanatçı Salvador Dalí’nin bilim ve teknolojiyle şekillenen hayal gücünü dijital sanatla buluşturan sergi, Gala-Salvador Dalí Vakfı’nın onayıyla Layers of Reality tarafından geliştirildi. Yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda kurgulanan sergi, sanal gerçeklik (VR) alanları, 360 derece projeksiyonlar ve etkileşimli enstalasyonlarla ziyaretçilere çok yönlü bir deneyim sunuyor. İstanbul’a özel hazırlanan “Dalí ve DNA” artırılmış gerçeklik deneyiminin yanı sıra, usta fotoğrafçı Ara Güler’in 1971 yılında Dalí ile gerçekleştirdiği buluşmalardan derlenen özel fotoğraf seçkisi de sergi kapsamında ilk kez sanatseverlerle buluşuyor.

Shakespeare’s Globe İlk Kez İstanbul’da

Dünya tiyatrosunun köklü kurumlarından Londra merkezli Shakespeare’s Globe, ilk kez İstanbul’a geliyor. Shakespeare’in eserlerini sahne yapımları, eğitim ve araştırma çalışmalarıyla farklı kuşaklara ulaştıran kurum, NO & Vajra Theatre organizasyonuyla International Stage Lab. (ISL) çatısı altında, 20-22 Kasım tarihlerinde DasDas Ataşehir’de yetişkinler ve gençlere yönelik iki ayrı atölye programı düzenleyecek. Shakespeare’i canlı bir sahne deneyimi olarak ele alan yaklaşımı merkeze alan program, yetişkinler ve 12-17 yaş aralığındaki gençler için eş zamanlı iki ayrı atölyeden oluşacak. Yetişkin atölyesi, oyunculuk pratiğini geliştirmek ve Shakespeare’in eserleri üzerine derinleşmek isteyenlere hitap ederken gençlik atölyesi, katılımcılara Shakespeare’in dünyasını uygulamalı çalışmalarla keşfetme fırsatı sunacak.

GEÇİŞLER Projesinin Türkiye Prömiyeri Arter’de

Gerhard Stäbler ve Kunsu Shim’in, Hezarfen Ensemble Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve EarPort Trio iş birliğiyle hayata geçirdiği GEÇİŞLER [ÜBERGÄNGE] projesi, 28 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de Arter’in performans salonu Karbon’da Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. İki bestecinin önceki yıllarda Arter’de gerçekleştirdiği çok sayıda dünya prömiyerinden beslenen proje, yaylı çalgılar dörtlüsü için besteledikleri yeni eserleri Anton Lukoszevieze, Kyungwoo Chun ve Taejoong Kim’in video çalışmalarıyla bir araya getiriyor. Gündelik yaşamda, sanatta ve felsefi düzlemde karşılaştığımız “geçişler” olgusunu müzik, performans ve video aracılığıyla ele alıyor. GEÇİŞLER [ÜBERGÄNGE] için biletler, Arter’in giriş katındaki Danışma’dan ve çevrim içi bilet satış platformlarından temin edilebilir.

Ödüllü Yazar Peter Stamm’dan Destansı Bir Yolculuk

Dünyaca ünlü yazar Peter Stamm’ın çocuklar için kaleme aldığı Hayal Takımı Destansı Bir Yolda, Teo ile Marlen’in her gün üzerinden geçtikleri nehrin nereye aktığını merak etmeleriyle başlayan unutulmaz bir macerayı anlatıyor. Nehrin sonunda denize ulaşmaya karar veren iki arkadaş, önce dallardan bir sal yapmaya, ardından şişme havuzlarını tekneye dönüştürmeye çalışıyor. Yolculukları ilerledikçe şelaleler, ısırgan otları ve dev balinalarla dolu bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyorlar. Susanne Göhlich’in neşeli çizimleriyle zenginleşen kitap, üç kitaplık Hayal Takımı serisinin son halkası. Serinin diğer kitaplarından bağımsız olarak da okunabilen eser, çocukları hayal gücünün sınır tanımadığı bir yolculuğa davet ediyor. Okumayı yeni öğrenen çocukların bağımsız okuma alışkanlığı kazanmasını destekleyen kitap; arkadaşlık, dayanışma ve doğa sevgisini eğlenceli bir kurguyla işlerken karşılaştıkları sorunlara yaratıcı çözümler arayan iki arkadaşın serüvenini gözler önüne seriyor.

İFSAK’ın 67 Yıllık Fotoğraf Birikimi Bulgur Palas’ta

Türkiye’nin köklü fotoğraf ve sinema derneklerinden İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK), kuruluşunun 67. yılını İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle düzenlenen “İlk Adım / Nefes / Gönül” sergisiyle kutluyor. İstanbul’un yedinci tepesinde yer alan, İBB’nin restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarıyla kente kazandırdığı tarihi Bulgur Palas’ta sanatseverlerle buluşan sergi, İFSAK üyelerinin ve derneğe destek veren fotoğrafçıların çalışmalarını bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Ömer Orhun’un üstlendiği sergi, 1959 yılında gönüllü ve amatör fotoğrafçılar tarafından kurulan derneğin 67 yıllık birikimini ve kurucularından bugüne uzanan mirasını ziyaretçilerle buluşturuyor. “İlk Adım / Nefes / Gönül” sergisi, 21 Şubat 2027’ye kadar pazartesi günleri hariç her gün 10.00–19.00 saatleri arasında Bulgur Palas’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Özel Retrospektif Resim Sergisi: Tülay Tura Börtecene’yi Yeniden Keşfetmek

Tülay Tura Börtecene’nin (1936–2018) sanat yaşamının başlangıcından son dönem çalışmalarına uzanan yaratıcı yolculuğunu ele alan “Tülay Tura Börtecene’yi Yeniden Keşfetmek – Özel Retrospektif Resim Sergisi”, Bilecik Atatürk Parkı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Oğuz Cabar’ın üstlendiği sergi, sanatçının farklı dönemlerde geliştirdiği estetik yaklaşımları, ifade biçimlerini ve sanatsal arayışlarını kapsamlı bir seçkiyle bir araya getiriyor. Börtecene’nin kendine özgü sanat dilinin yıllar içindeki gelişimini gözler önüne seren sergi, ziyaretçileri sanatçının yaratıcı dünyasını yeniden keşfetmeye davet ediyor. 1936 yılında dünyaya gelen Tülay Tura Börtecene, sanat eğitimine 1955 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde başladı. Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyelerinde eğitim gören sanatçı, 1959 yılında Eyüboğlu Atölyesi’nden mezun oldu. Sanat yaşamı boyunca farklı ifade biçimlerini keşfeden Börtecene, kendine özgü görsel dilini geliştirerek özgün bir üretim çizgisi oluşturdu.

Kuşaklar Boyunca Uzanan Bir Hikâye: “Parlak Gece”

Shoko’nun Gülüşü kitabının yazarı Choi Eunyoung’un kadın dayanışmasını, sessiz şefkati ve affetmenin iyileştirici gücünü kuşaklar boyunca uzanan bir hikâyeyle anlattığı romanı Parlak Gece, Betül Tınkılıç’ın Korece aslından çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı. Kore Savaşı’nın yıkımından mülteci yolculuklarının zorlu koşullarına, geçmişten günümüze uzanan roman, kadınların kan bağının ötesinde birbirlerine sundukları destek ve şefkati gözler önüne seriyor. Ağır bir boşanma sürecinin ardından Seul’deki hayatını geride bırakan Jiyeon, annesinin baskısından uzaklaşmak ve yeni bir başlangıç yapmak için sahil kasabası Heeryong’a yerleşir. Burada, yirmi yıldır görmediği anneannesi Yeongok’la karşılaşır. Aralarındaki bağı yeniden kurmaya çalışırken bulduğu eski bir fotoğraf ve mektuplar, onu büyük anneannesinin ve daha önce hiç tanımadığı kadınların geçmişine götürür. Kuşaklar boyunca aktarılan acılarla yüzleşen Jiyeon, kendi yaralarını anlamanın ve iyileştirmenin yollarını keşfetmeye başlar.

Cansu Çakar’ın Yeni Sergisi: KİRACI

artSümer, 7 Kasım – 12 Aralık 2026 tarihleri arasında Cansu Çakar’ın son dönem düşüncelerinden beslenen üretimlerini bir araya getirdiği Kiracı başlıklı ikinci kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, yaşamak, üretmek ve hatırlamak için geçici olarak sahiplenilen mekânlar üzerinden aidiyet, mülkiyet ve hafıza arasındaki ilişkileri araştırıyor. Sergiye adını veren Kiracı adlı çalışma, Çakar’ın öğrencilik yıllarında ve mezuniyetinin ilk dönemlerinde İzmir’de kullandığı ilk atölyesine odaklanıyor. Büyük Kardıçalı Han’da, eski bir çay ocağından dönüştürülen bu küçük çalışma alanı, kent siluetindeki kırılgan varlığıyla bugün yeniden düzenlenmeyi bekliyor. Sanatçının atölyeden ayrılırken biriken birkaç aylık kira borcunu eserlerinden birinin baskısıyla takas ederek ödemesi, sanat üretiminin romantikleştirilen başlangıç hikâyelerinin ardındaki ekonomik gerçekliği görünür kılıyor. Böylece sanatın üretildiği mekân ile üretimin devamlılığını belirleyen maddi koşullar arasındaki sınır neredeyse ortadan kalkıyor.