Ne var ne yok?

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

Heyecanla Beklenen Yapımlar Ekim Ayında Filmekimi’nde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen Filmekimi, sonbaharda sinemaseverleri yeniden bir araya getirmeye hazırlanıyor. Her yıl olduğu gibi ödüllü ve merakla beklenen yapımların yanı sıra güçlü hikâyeleri ve çarpıcı görselliğiyle dikkat çeken filmler de programda yer alıyor. Filmekimi, bu yıl 9–18 Ekim’de İstanbul’da, 15–18 Ekim’de Ankara’da, 22–25 Ekim’de İzmir ve Mersin’de gerçekleştirilecek. Programda bu yıl da Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerlerini yapan, ödüller kazanan ve festivalin farklı bölümlerinde dikkat çeken birçok yapım yer alıyor. Programın öne çıkan filmlerinden biri de Cannes’ın en iyi filmine verilen Altın Palmiye’yi kazanan Cristian Mungiu imzalı Fjord.

Şule Gazioğlu Gallery Londra’daki İlk Sergisini Hector McDonnell ile Açıyor

Şule Gazioğlu Gallery, Londra’daki ilk sergisini İrlandalı ressam Hector McDonnell’ın Istanbul’s Light sergisiyle gerçekleştiriyor. Şule Gazioğlu küratörlüğünde, Winsor Birch işbirliğiyle ve Gallery 8’de 21–26 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek sergi, İstanbul’u dışarıdan bakan bir ressamın kişisel gözünden yeniden düşünmeye açıyor. Londra, New York, Paris, İtalya, Portekiz ve Almanya gibi farklı coğrafyalarda çalışan McDonnell, her şehirde güzelliği hem olağan hem de olağanüstü olanda arıyor. İstanbul’da da landmarkların ötesine geçerek ışık, hafıza, mahremiyet ve gündelik hayat üzerinden kişisel bir şehir portresi oluşturuyor.

Sabancı Vakfı 11. Kısa Film Yarışmasının Başvuruları Başladı

50 yılı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarını sürdüren Sabancı Vakfı, sanatın toplumsal meseleleri görünür kılma ve farklı bakış açılarını bir araya getirme gücünden hareketle düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın on birinci senesine “Hızlı Tüketim” temasıyla adım atıyor. Tüketimin yalnızca satın alma ve kullanma alışkanlıklarından ibaret olmadığına dikkat çeken tema kapsamında insan ilişkilerinden psikolojiye, dijital dünyadan doğa ve çevreye uzanan etkileri genç sinemacıların özgün bakış açılarıyla ele almaya davet ediyor. Genç sinemacıları günümüzün tüketim kültürünü sorgulamaya davet eden yarışmanın başvuruları, 20 Kasım 2026 tarihine kadar www.kisafilmuzunetki.org üzerinden devam edecek.

6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali Başladı

Dünyaca ünlü klasik müzik yıldızlarını ve genç yetenekleri aynı sahnede bir araya getiren İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, 6-24 Eylül tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda müzikseverlerle buluşuyor. Viyolonsel sanatçısı Nil Kocamangil’in kurucusu ve genel sanat yönetmeni olduğu festival, bu yıl altıncı kez kapılarını açıyor. İBB Kültür tarafından düzenlenen organizasyon; oda müziğinin samimiyetini, zenginliğini ve birleştirici gücünü Kadıköy’ün tarihi atmosferine taşıyacak. Konserlerin yanı sıra eğitim ve etkileşim boyutuna da büyük önem veren festival kapsamında dünyaca ünlü eğitmenler Carolin Widmann (keman), Marc Coppey (viyolonsel) ve Razvan Popovici (viyola) eşliğinde masterclass çalışmaları gerçekleştirilecek.

Seda Gazioğlu’nun “Sanatçıyı Beslemeyiniz” Sergisi Merdiven Art Space’te

Seda Gazioğlu’nun kontrol, teslimiyet, gözetim ve kadın bedeni üzerine odaklanan “Sanatçıyı Beslemeyiniz” başlıklı kişisel sergisi, 11 Eylül-17 Ekim tarihleri arasında Merdiven Art Space’te sanatseverlerle buluşacak. “‘Sanatçıyı Beslemeyiniz.’ Bu uyarı, izlenenle izleyenin yerinin belli olduğu bir düzene aittir. Otorite yazar, ziyaretçi kurala uyar; hakkında karar verilen bedenin ise fikri sorulmaz. Gazioğlu bu talimatı tersine çevirir. Burada uyarı, sanatçıyı korumak için değil, onun adına ve bir tehdit olarak yapılır. Sanatçıya ne verirseniz, sonunda sanat olarak geri döner. Ama hangi biçimde döneceğine artık siz karar veremezsiniz…”

Pera Müzesi’nde Tablolar Arasında Bir Klasik Müzik Gecesi

Pera Müzesi, Liszt Enstitüsü – Macar Kültür Merkezi iş birliğiyle 24 Eylül Perşembe akşamı, Macaristan ve Türkiye’den üç viyolonsel sanatçısını buluşturan özel bir konser düzenlemeye hazırlanıyor. Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisinin salonunda gerçekleşecek “Barrière’den Kodály’a: Üç Viyolonsel” başlıklı konserde Ditta Rohmann, Richárd Rózsa ve Ozan Evrim Tunca; Barrière, Haydn, Kodály, Glière ve Ligeti’nin eserlerinden oluşan, Barok dönemden 20. yüzyıla uzanan bir repertuvarı üç viyolonselin ortak sesinde buluşturacak. Gün boyunca müze ziyaretçilerinin gezdiği sergi salonu, akşam saatlerinde sanat eserleriyle çevrili özel bir dinleme alanına dönüşecek.

36. Akbank Caz Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Akbank Sanat ve BKM iş birliğiyle düzenlenen 36. Akbank Caz Festivali, 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında İstanbul’un farklı mekânlarında düzenlenecek konserler ve yan etkinliklerle müzikseverlerle buluşacak. “Şehrin Caz Hali” sloganıyla gerçekleşen festival kapsamında cazın klasik mirasından çağdaş yorumlarına, doğaçlamadan elektronik ve türler arası seslere uzanan geniş bir seçki müzikseverlerle buluşacak. Farklı müzik türlerini içeren geniş yelpazeli programda, 15’ten fazla ülkeden gelen 200’e yakın sanatçının yer aldığı 36 konserin yanı sıra çok yönlü panel, atölye ve ustalık sınıfı etkinlikleri yer alıyor. ​36. Akbank Caz Festivali’nin tüm programına akbanksanat.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Christiane Peschek, “Anka Kuşu Kalesi” Sergisi SANATORIUM’da

SANATORIUM, 17 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında Christiane Peschek’in kişisel sergisi “Anka Kuşu Kalesi”ne ev sahipliği yapıyor. Sergi, dünyayı insan merkezli bir bakışın ötesinde; hafıza biriktiren, dönüşen, çözülen ve yeniden üreten canlı bir sistem olarak ele alıyor. Peschek, jeolojik süreçleri bedensel ve duygusal deneyimlerle buluşturarak ziyaretçiyi dönüşüm, madde, bellek ve zaman arasındaki ilişkiler üzerine düşünmeye davet ediyor. “Anka Kuşu Kalesi”, Gaia’yı insan yerleşiminin ötesinde, sürekli dönüşüm hâlinde yaşayan ve algı sahibi bir sistem olarak düşünmenin yollarını araştırıyor. Sergide dünya; kaybı içine çeken, belleği depolayan, zamanı biçimlendiren ve yaşamı sonsuz oluş ve çöküş döngüleri aracılığıyla yeniden üreten bir organizma olarak karşımıza çıkıyor.

Kaybolan Arıların Peşinde Bir Macera: “Arıları Kaçırmak”

Ömer Açık’ın arıcılık ekseninde gelişen soluksuz bir macera anlattığı romanı Arıları Kaçırmak, Büşra Kaygın Gafarov’un resimleriyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı. Kent dışındaki festivale gizlice katılmak isteyen ikizlerin ve amcalarının başına gelenler, okurlarını kardeşlik, iş birliği ve farklılıklar üzerine düşündürüyor. Hikâye, kaybolan arıların peşinde ilerliyor; bilimsel araştırmaların önemini, aile mirası ve merak duygusunu vurgulayan bir okuma deneyimi sunuyor. “Leyla ve Taylan benzemez ikizlerdir. Planlı ve disiplinli Leyla’nın tersine Taylan hayalperest ve sakardır. Aileden gizli, İkizler Festivali’ne katılmak için çılgın amcaları Refik’ten yardım isterler. Çiftlikten çalınan arı kovanları, gençlik iksiri üretmeye çalışan Mucize Hanım, kötücül Huzursuz Hanım ve Dedektif Menekşe de hikâyeye katılınca olanlar olur. Kendilerini karmaşık ve tehlikeli bir kovalamacanın içinde bulan ikizler, arıları ve tabii amcalarını kurtarmak için her şeyi göze alır…”