“Beden Halleri” sergisi 17 Ekim’e kadar Taksim Sanat’ta

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin kamusal sergi alanı Taksim Sanat, 212 Photography Istanbul’un dokuzuncu edisyonu kapsamında “Beden Halleri” sergisine ev sahipliği yapıyor.

“Beden Halleri”, Arles Ulusal Yüksek Fotoğraf Okulu’nun (ENSP) 2026 Félicité ödüllerine layık görülen sekiz genç sanatçının eserlerini bir araya getiriyor. Sanatçıların çalışmaları; bedenin doğa, çevre, kültür ve toplumsal ilişkilerle kurduğu bağları farklı perspektiflerden ele alıyor. Toprak ve coğrafyadan hayvanlar dünyasına, aileden görünmezliğe, yok oluştan gökyüzüne uzanan çalışmalar, beden kavramını fiziksel sınırlarının ötesinde değerlendiriyor.

“Beden Halleri” sergisi, 17 Ekim’e kadar Taksim Sanat’ta ücretsiz ziyaret edilebilir.

Sergi içeriği hakkında:

1982 yılında Arles’da kurulan ENSP, Fransa’da bütünüyle fotoğrafa adanmış tek ulusal sanat okuludur. Üç yıllık yüksek lisans eğitimi boyunca öğrencilerine görüntünün teknikleri, tarihi ve kuramları üzerine eğitim verir. ENSP, 2024’ten bu yana her yıl en başarılı öğrencilerini bir sergiyle ödüllendiriyor. Bu yıl 212 Photography İstanbul, Haziran 2026’da diploma jürisinin üstün başarı takdirini alan sekiz genç sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Festival için tasarlanan “Beden Halleri” başlıklı sergi, sekiz genç mezunun çalışmalarında bedenin tuttuğu merkezi yeri görünür kılıyor. Beden burada her zaman doğrudan bir konu olarak değil; içinde bulunduğu bağlam, çevre ve kültürle etkileşime giren ve bu etkileşimle şekillenen bir varlık olarak ele alınıyor.

Serginin kademeli olarak ilerleyen yerleştirme düzeni, izleyiciyi önce toprak parçasına (Aida Ledchudo), hayvanlar dünyasına (Suzanna de Vido) ve kadın dayanışması ile aileye (Arina Starykh) dayanan somut yaklaşımlarla buluşturuyor. Ardından göz kamaşması (Gaspard Labastie), hayaletimsi olan (Renato Balla), kayboluş (Guillaume Fustec) ve görünmez kılınma (Lila Niel) gibi daha soyut, elle tutulamayan kavramlara yöneliyor ve son olarak gökyüzüne ve gök cisimlerine (Hugo Jacq) uzanıyor. Böylece sergi, bedeni kültürel, toplumsal, siyasi ve bilimsel boyutlarının yanı sıra şiirsel, estetik, felsefi ve düşsel yönleriyle de tüm karmaşıklığı içinde düşünmeye davet ediyor.