Ne var ne yok?

 

 

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

The Bad Plus, Fiba Salon İKSV’nin Yeni Sezonunu Açacak

 

Fiba Salon İKSV, yeni sezonunu 12 Eylül akşamı çağdaş cazın önde gelen topluluklarından The Bad Plus ile açıyor. İKSV ile Fiba Grubu arasındaki iş birliğiyle yeni sezonda Fiba Salon İKSV adını alan mekân, yeni sezonda konserlerin yanı sıra tiyatro, söyleşi ve caz kulübü etkinliklerinden oluşan çok disiplinli bir programa ev sahipliği yapacak. Yeni sezonun açılışı ise 12 Eylül’de, Salon’un 2010’daki ilk konserini de veren The Bad Plus ile gerçekleştirilecek. 2000 yılında kurulan The Bad Plus, Ornette Coleman’dan Black Sabbath’a, Aphex Twin’den Nirvana’ya uzanan repertuvarıyla caz, rock ve pop arasında geçişler kurdu. Bugün modern cazın klasikleri arasında anılan These Are Vistas, NPR’nin “All Songs Considered” programı tarafından 2000’li yılların en önemli 50 kaydından biri seçildi. 2026’nın grubun son yıllarından biri olacağını açıklayan The Bad Plus, veda turnesi kapsamında İstanbul’a gelerek dağılmadan önce son kez Türkiye’de sahne alacak.

212 Photography Istanbul’un Dokuzuncu Edisyonu 26 Eylül’de Başlayacak

 

212 Photography Istanbul, bu yıl dokuzuncu kez 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Fotoğrafın 200. yılını odağına alan festival, uluslararası sanatçıları, sergileri, konuşmaları ve disiplinler arası etkinlikleri İstanbul’un farklı noktalarında sanatseverlerle buluşturacak. 212 Photography Istanbul, fotoğrafın 200. yılına adadığı programına haziran ayında düzenlediği söyleşi serisiyle başladı. Fotoğrafın tarihsel mirasını, günümüzdeki dönüşümünü ve farklı disiplinlerle kurduğu ilişkiyi odağına alan etkinlik, sanatçılar, akademisyenler ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek yıl boyunca sürecek kutlamaların başlangıcını oluşturdu. Festivalin bu yılki programı da aynı yaklaşımı sergiler, konuşmalar, atölyeler ve özel projelerle zenginleştirerek fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu farklı perspektiflerden ele alıyor.

Buzulların Arasından Rengârenk Bir Öykü: “Turuncu Şey”

 

Maud Faverjon’un yazdığı ve resimlediği, küçüklere serinletici olduğu kadar eğlenceli bir öykü anlattığı kitabı Turuncu Şey, Alara Beykan’ın çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı. Bu öyküde, kutup hayvanları denizde buldukları esrarengiz bir nesnenin sırrını çözmeye çalışıyor. Sanatçı, doğada bıraktığımız izlere incelikle dikkat çekiyor. Özgün desen gücüyle akademik çalışmalarını harmanladığı çok renkli bir görsel okuma şöleni sunuyor. “Küçük kutup ayısı parlak, yuvarlak ve turuncu bir şey bulur. Bu bir şapka mıdır, yoksa bambaşka bir şey mi? Herkesin kendince bir fikri vardır ama kimse onun ne olduğunu, ne işe yaradığını bilemez. Merak, heyecan ve biraz da telaş yaşanır.”

Çalışma Alanları Konser Sahnesine Dönüşüyor

 

Mum ışığıyla çevrili atmosferinde binlerce sanatseveri zengin bir konser deneyimiyle buluşturan Candela Concert, Workinton iş birliğiyle klasik ve popüler çağdaş müziği iş yaşamının merkezine taşıyor. Çalışanları iş çıkışında sanat ve müziğin dinlendirici atmosferiyle buluşturmayı hedefleyen “Candela Concert: Afterwork Sessions” serisinin ilk konseri, 21 Ağustos’ta saat 20.00’de Workinton Maçka terasında açık havada gerçekleştirilecek. Klasik konser ruhunu binlerce mumun büyüleyici ışığıyla yeniden tanımlayan Candela Concert, bu kez Workinton iş birliğiyle çalışma alanlarını kültür ve sanatla buluşturuyor. “Afterwork Sessions” adıyla hayata geçirilen proje kapsamında Workinton’un farklı lokasyonları belirli dönemlerde konser sahnesine dönüşecek. Klasik ve popüler çağdaş müziğin zamansız eserlerini özgün sahne kurgusuyla buluşturacak konser serisi, katılımcılara iş çıkışında kültür ve sanatla iç içe farklı bir deneyim sunacak. Candela Concert’in zengin sahne yaklaşımıyla hayat bulacak etkinliklerde müzik, ışık ve görsel estetik bir araya gelerek iş yaşamının temposuna kısa bir mola verecek.

Arter’in Yeni Konsepti “Cuma Akşamı Arter’de”

 

Arter’in “Cuma Akşamı Arter’de” başlıklı yeni konsepti kapsamında ağustos ayı boyunca cuma akşamları tüm sergi ve etkinlikler ücretsiz olacak. 7, 14, 21 ve 28 Ağustos’ta 17.00-21.00 saatleri arasında, sergi girişlerinin yanı sıra tematik sergi turları, DJ performansı, konser ve açık hava film gösterimleri herkese açık olacak. Arter ve Taksim arasında ücretsiz ulaşım imkânı sağlayan servis araçları da “Cuma Akşamı Arter’de” boyunca seferlerine devam edecek. “Cuma Akşamı Arter’de” kapsamında,  Hera Büyüktaşcıyan’ın sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunan yeni kişisel sergisi “Hayalet Kuartet”; Mehtap Baydu’nun farklı mecralar arasında kurduğu ilişkileri görünür kılan solo sergisi “Seni Sevmek Çok Zor!”; Arter’in kuruluşundan bu yana üretimine destek verdiği yapıtlardan bir seçkiyi bir araya getiren “Yapım Aşamasında” başlıklı grup sergisi; Tayfun Erdoğmuş’un Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi “Atlas 1/137,035999” ve 24 sanatçının Arter Koleksiyonu’ndaki eserlerini bir araya getiren grup sergisi “Gökyüzü Şekerdendi,” 17.00–21.00 saatleri arasında ücretsiz olarak görülebilecek.

“Barajdan Sızanlar” Sergisi Kapsamında Gösterim Programı

 

Arazi, hafıza ve arşiv arasındaki ilişkilerin izini süren “Barajdan Sızanlar” sergisi kapsamında düzenlenen gösterim programı, 1 Ağustos’ta Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da. Salt’ın Barajdan Sızanlar sergisi, Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada, sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül ediyor. Arazinin hafıza ve arşivle ilişkisini merkeze alan sergi, coğrafyalar arası dayanışma imkânlarının peşinde, kolektif bir varoluş zemini düşlüyor. Sergi kapsamında 1 Ağustos Cumartesi günü Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek gösterim programı, dört sanatçının yedi filmini bir araya getiriyor. Cihad Caner, Valentin Noujaïm, Nour Ouayda ile Laila Hida’nın filmleri, başka yerlere ait hafızaları ve anlatıları şimdiye taşırken, serginin gündeme getirdiği meselelere de temas ediyor.

Adana Altın Koza’da Jüriye Zuhal Olcay Başkanlık Edecek

 

26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi açıklandı. Usta oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay’ın başkanlık edeceği jüride; oyuncu Şebnem Bozoklu, oyuncu Salih Bademci, yönetmen Erdem Tepegöz, senarist Nilgün Öneş, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ile sinema yazarı ve akademisyen Ayça Çiftçi yer alıyor. 1983’te “İhtiras Fırtınası” ile başladığı sinema kariyerinde “Amansız Yol”, “Dünden Sonra Yarından Önce”, “Gizli Yüz”, “Sahte Cennete Veda”, “Medcezir Manzaraları” ve “Hiçbiryerde” filmleriyle ödüller kazanan; tiyatro sahneleri, ekranlar ve müzik albümleriyle iz bırakan usta oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay’ın başkanlığını yapacağı jüride, sektörün başarılı isimleri bir araya geliyor.

Açık Atölye – Açık Sergi Programının 9. Edisyonu: ÇAPA

 

ÇAPA/ANCHOR, 7-14 Ağustos 2026 tarihleri arasında Galeri Su’da izleyiciyle buluşuyor. Aralarında Arda Güneş, Esen Gökçe, Güliz Kayahan, Mine Kemertaş ve Selin Özdoğru’nun bulunduğu serginin küratörlüğünü Tilbe Şevval Yıldırım üstleniyor. Suna Tüfekçibaşı’nın Ayvalık’taki atölyesinde gerçekleşecek, Açık Atölye – Açık Sergi’nin 9. edisyonu ÇAPA/ANCHOR, sabitlik fikrini sorgulayan bir kavramsal öneriden hareket ediyor. Köklenmeyi durağanlıkla değil; hareket, dönüşüm ve temas üzerinden yeniden düşünmeye davet eden sergi, Ayvalık’ın volkanik coğrafyasını, katmanlı mimarisini ve tarihsel belleğini yalnızca üretimin gerçekleştiği fiziksel bir çevre olarak değil; serginin düşünsel omurgasını oluşturan aktif bir özneye dönüştürüyor. Milyonlarca yıllık jeolojik hareketlerin şekillendirdiği bu zemin, rezidans süresince sanatçıların bireysel araştırmalarıyla kesişerek yeni ilişkiler kuruyor.

Tamer Levent & Burak Erim’den “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet” İstanbul’da

 

Ankara, Aydın ve Bodrum’da büyük ilgi gören “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet” projesi, final sergisiyle İstanbul’da Galeri Kambur Bebek‘te sanatseverlerle buluşuyor. Oyuncu ve yazar Tamer Levent ile ressam Burak Erim’in ortak vizyonuyla şekillenen proje; sanatı estetik üretimin ötesinde düşünsel paylaşımın ve kültürel diyaloğun bir parçası olarak ele alıyor. Sergi, “Sanata Evet” yaklaşımını resim ve düşünce ekseninde izleyiciyle buluşturuyor. Ankara’dan başlayıp Aydın ve Bodrum’a uzanan bu yolculuk, İstanbul’da tamamlanırken, çağdaş Türk sanatına ilgi duyan koleksiyonerler için de özel bir seçki sunuyor. Burak Erim’in özellikle bisiklet temalı eserleri; hafıza, hareket ve özgürlük kavramlarını çağdaş bir resim diliyle yorumlarken, Tamer Levent’in yıllardır savunduğu sanat anlayışı sergiye kavramsal derinlik kazandırıyor.