Ne var ne yok?

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

LP, Türkiye’de 3 Şehirlik Turneye Çıkıyor

Alternatif pop sahnesinin önemli isimlerinden LP, Epifoni’nin 10. yılına özel konser serisi kapsamında Ankara, İzmir ve İstanbul’u kapsayan üç konserlik bir turne gerçekleştirecek. Turnenin ilk durağı 11 Ağustos’ta CerModern olacak. LP, ardından 12 Ağustos’ta Tarihi Havagazı Fabrikası sahnesine çıkacak. Türkiye turnesinin son konseri ise 14 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek. Duygusal yoğunluğu yüksek şarkıları, güçlü vokali ve sahnedeki enerjisiyle geniş bir uluslararası dinleyici kitlesine ulaşan LP, 3 milyarı aşan toplam dinlenme sayısı ve 150’den fazla şehirde gerçekleştirdiği kapalı gişe performanslarla dikkat çekiyor.

Bozcaada Caz Festivali’nden Salhane Sahnesi İçin Açık Çağrı

4-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 10. Bozcaada Caz Festivali’nin Salhane Sahnesi için açık çağrı başladı. Çeşitliliği ve yeni müzikal sesleri destekleyen Bozcaada Caz Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından yükselen ve caz, deneysel ve doğaçlama müzik yapan kariyerinin başındaki sanatçıların başvurularını bekliyor. 10 Mayıs tarihine kadar başvuruların kabul edileceği açık çağrı sonucunda Bozcaada Caz Festivali’nin 10. senesinde Salhane Sahnesi’nde sahne alarak festivalin bir parçası olma ve müziğini katılımcılarla paylaşma fırsatı bulacak isimler 15 Mayıs Cuma günü açıklanacak.

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi SANATORIUM Tophane’de

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” başlıklı kişisel sergisi 7 Mayıs-27 Haziran tarihleri arasında SANATORIUM Tophane’de sanatseverlerle buluşacak. Heykel, fotoğraf, video ve metinlerden oluşan “Sıcak Prova” sergisi; taşıma, bağ kurma ve kırılganlık ekseninde bu dünyada var olmanın alternatif yollarını araştırıyor. Eda Sütunç’un pratiği, kusursuzluk ve verimlilik üzerine kurulu normatif değer sistemlerini sorgularken, spekülatif akrabalık biçimleri öneriyor. Üretkenliği yalnızca sonuç üzerinden tanımlayan performatif rejimlere karşı geliştirilen bu yaklaşım; ritüel, tekrar ve salınım üzerinden ilerleyen işler aracılığıyla, taşımanın sınırlarını ve taşıyamama anında dahi bağ kurmanın mümkün olup olmadığını düşünmeye açıyor.

Sanatçılar ve Aşk: “Sanat Tarihinde Aşk”

Sanat tarihçisi ve gazeteci Dr. Nick Trend’in sanatçıları arzunun, hayal kırıklığının ve tutkunun kimyasıyla yoğrulmuş insanlar olarak ele aldığı kitabı Sanat Tarihinde Aşk, Deniz Öztok’un çevirisiyle hep kitap’tan çıktı. ​“Bazen, her portrenin iki kişiyi içerdiğini unuturuz. Poz veren kişi yalnız değildir. Bugün bize baktığını düşündüğümüz o gözler, aslında bir zamanlar şövalenin yanında duran ressama odaklanmıştır. İkisinin birbirlerine âşık olduğu ortaya çıktığında, her şey birdenbire karmaşıklaşır ve çok daha ilginç bir hale gelir.”

No Land, Ücretsiz Konserle Pera Müzesi’nde

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Uluslararası Müzeler Günü’nü müziğin birleştirici gücüyle karşılamaya hazırlanıyor. İstanbul merkezli bağımsız müzik grubu No Land, 16 Mayıs Cumartesi 20.30’da Pera Café’de vermeye hazırlandığı ücretsiz konserle dinleyicileri kültürler arasında dolaşan özgün bir ses yolculuğuna davet ediyor. Pera Müzesi’nde gerçekleşecek bu özel konser, yalnızca bir müzik etkinliği değil; aynı zamanda akşamı bütünlüklü bir kültür deneyimine dönüştüren bir buluşma niteliği taşıyor. Uluslararası Müzeler Günü kapsamında müzenin kapıları 16 Mayıs Cumartesi, 19.00 – 23.00 arasında tüm ziyaretçilere ücretsiz açık olacak.

Karanlık Zamanlarda Resim Yapmak: Çünkü

“Zaaf” sergisinin ardından, bağımsız bir inisiyatifle kurgulanan sergi serisinin ikinci halkası olan “Çünkü”, 13 sanatçının katılımıyla izleyiciyle buluşuyor. Sergi 3 – 16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Aynalıgeçit Galeri‘de görülebilir. Bertolt Brecht’in “Karanlık zamanlarda şarkı da söylenecek mi? Evet, karanlık zamanları anlatan şarkılar” sorusundan hareketle; bu sergi, sanatın hesap veren bir “proje nesnesine” dönüştürüldüğü güncel sanat ikliminde, resmin kendi plastik hakikatini ve işaret ettiği gerçekleri bir varoluş alanı olarak tanımlıyor. Serginin fikri, resmin bir “çünkü”den sonra gelecek anlam karşılığını sırtlanmak zorunda olmadığı düşüncesine dayanıyor. Resim; izah edildikçe eksilen değil, bakıldıkça çoğalan asimetrik bir duruş, bir gecikme ve bir sessizlik alanı olarak ele alınıyor.

CRR Senfoni’den Dev Konser: Nil Venditti, Can Çakmur

İBB Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nun yenilenme sürecinde İstanbul’un farklı mekânlarında müzikseverlerle buluşmaya devam eden CRR Senfoni Orkestrası, 12 Mayıs’ta Beşiktaş’ta bulunan Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde müzikseverlerle bir araya gelecek. 2025-2026 Sezonu Daimi Şefi Nil Venditti’nin yöneteceği konserde orkestra, genç piyanist Can Çakmur’a eşlik edecek. CRR Senfoni Orkestrası’nın İstanbul içi turnesi kapsamında vereceği konseri, orkestranın 2025-2026 Sezonu Daimi Şefi Nil Venditti yönetecek. Konserde orkestra, Hamamatsu Uluslararası Piyano Yarışması birincisi başarılı genç kuşak Türk piyanistlerden Can Çakmur’a eşlik edecek. Konserin ilk yarısında Çakmur’a Schumann’ın Piyano Konçertosu’nda eşlik eden orkestra, ikinci yarıda Rachmaninoff’un İkinci Senfonisi’ni seslendirecek.

Neoklasik Müziğin Güçlü İsmi Kirill Richter’den İstanbul ve Ankara’da İki Özel Gece

Çağdaş neoklasik müziğin uluslararası alanda dikkat çeken isimlerinden Kirill Richter, Mayıs ayında İstanbul ve Ankara’da dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Sanatçı 16 Mayıs’ta İstanbul Grand Pera Emek Sahnesi’nde, 17 Mayıs’ta ise Ankara CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da iki özel gecede sahne alacak. Duygusal derinliği, güçlü anlatı dili ve rafine orkestrasyonu ile tanınan Richter, Türkiye konserlerinde izleyicilere sinematografik bir müzik deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Besteci ve piyanist kimliğiyle uluslararası müzik sahnesinde önemli bir yer edinen Kirill Richter; UNESCO Uluslararası Besteciler Yarışması, Berlin Uluslararası Genç Besteciler Yarışması ve çeşitli prestijli Avrupa beste ödülleri dâhil olmak üzere birçok uluslararası yarışmada ödüle layık görüldü. Sanatçı, çağdaş klasik müziğin sınırlarını genişleten üretimleriyle tanınıyor.

İlker Çatak İmzalı “Sarı Zarflar”, Oscar Aday Adayı

Sinema dünyasının en prestijli ödülü sayılan Oscar’ı dağıtan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS), 99. Akademi Ödülleri öncesinde kurallarda köklü bir değişikliğe gitti. Akademi’nin yeni kurallarıyla birlikte, Altın Ayı ödüllü “Sarı Zarflar” için Oscar yarışı resmi olarak başladı. İlker Çatak imzalı film, Berlinale başarısı sayesinde, herhangi bir ön eleme veya ülke onayı beklemeksizin Oscar aday adaylığı statüsünü tescilleyerek 2027 yarışına bugünden dahil oldu. 76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanan “Sarı Zarflar”, Almanya’nın resmi tercihi henüz netleşmeden Oscar adaylığı sürecine doğrudan dahil olan yılın ikinci yapımı oldu.