Ne var ne yok?

Kültür sanatta bu hafta ne var ne yok?

Sizler için kültür sanatın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

Haliç Sanat’ta Üç Yeni Sergi

Kültürel mirası koruma vizyonuyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından restore edilen ve Haliç Sanat 1-2-3 adlarıyla yeniden açılan Balat’taki Fener Evleri üç yeni sergiye ev sahipliği yapıyor. Havva Kılıçbay’ın ilk kişisel diorama sergisi “Sessizliği Dinle” Haliç Sanat 1’de, Çağla Celayir’in Haliç Sanat 2’de açılan “Topraklanma” başlıklı sergisi ve minyatür sanatçısı Emine Navruz’un Alice’in Harikalar Diyarı’nı eğlenceli bakış açısıyla yeniden yorumladığı “Tavşan Deliği” başlıklı sergisi ise Haliç Sanat 3’te 19 Temmuz’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.

Booker Ödüllü Çevirmen Jennifer Croft’tan Yeni Kitap

Uluslararası Booker ödüllü çevirmen Jennifer Croft, Irena Rey’in Yok Oluşu‘nda dünyaca ünlü bir yazarın ansızın ortadan kaybolmasını ve onu arayan sekiz çevirmenin hikâyesini anlatıyor. Hikâye, güvenilmez anlatıcılar, şaşırtıcı sırlar ve mantar metaforlarıyla katmanlı bir yapı sunarken; mizahi yaklaşımıyla çeviri dünyasının kuralları, yayıncılık ve sanat dünyasındaki iktidar ilişkilerini derinlemesine sorgulatıyor. Irena Rey’in Yok Oluşu, yalnızca bir roman değil; çevirmenlerin, yazarların ve metinlerin birbirine nasıl bağlı olduğunu, farklı bakış açılarıyla gerçeğin nasıl değişebileceğini gösteren zihin açıcı ve katmanlı bir okuma deneyimi sunuyor.

Sinematek/Sinema Evi’nde Sezonun Son Programı Başlıyor

Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi, 28 Nisan-3 Temmuz tarihleri arasında yeni programını ziyaretçilerine sunmaya hazırlanıyor. Fransız yönetmen Louis Malle’in filmografisinden kapsamlı bir seçki sunduğu ana programı, Martin Scorsese’nin girişimiyle hayata geçirilen World Cinema Project kapsamında restore edilen filmlerden oluşan yan programı ve “Sessiz Perşembe” gösterimleri sinemaseverlerle buluşacak. Program kapsamında ayrıca, Goethe-Institut’un German Films iş birliği ve Ernst Reuter İnisiyatifi katkılarıyla düzenlenen “Kino 2026: Alman Filmleri Türkiye’de” seçkisi de 12-17 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Seçki, güncel Alman sinemasının son bir yılda öne çıkan ödüllü yapımlarını bir araya getiriyor.

Bergama Tiyatro Festivali’nin Tarihleri Belli Oldu

2018’den bu yana Bergama’nın tarihi dokusunu sanatla buluşturan ve 2025 senesinde dönüşüm odaklı yeni bir yapının inşasına başlayan Bergama Tiyatro Festivali, 7. kez tiyatro severlerle buluşmaya hazırlanıyor. 7-9 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek festival Bergama’nın tarihi mekanlarında konuklarını ağırlayacak. Bergama Tiyatro Festivali, aradan geçen süre boyunca her yıl dönüşen, gelişen ve kendi yolunu yeniden tanımlayan bir yapı olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Her edisyonunda deneyim alanını genişleten festival, üretim süreçleri, karşılaşmalar ve sahneleme pratikleri üzerinden yeni arayışlara alan açarken; kimi zaman denemeyi, kimi zaman yeniden başlamayı göze alan yaklaşımıyla 2026 programının tarihlerini tiyatro severlerle paylaştı. Bergama Tiyatro Festivali’nin 7. buluşması ile ilgili duyuruları takip etmek için bergamatiyatrofestivali.com adresini ziyaret edebilir ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Serkan Demir’in Yeni Sergisi “Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk” .artSümer’de

Serkan Demir’in “Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk” başlıklı kişisel sergisi 9 Mayıs-20 Haziran tarihleri arasında .artSümer’de sanatseverlerle buluşacak. Antoine de Saint-Exupéry’nin İnsanların Dünyası adlı şiirsel eserinden hareketle biçimlenen “Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk”, yazarın bir pilot olarak ufuk çizgisinin üzerinde yaptığı topografik gözlemler ve deneyimlerden yola çıkarak yazdığı metinlerden ilham alıyor. Yazar ve şair Saint-Exupéry’nin Kuzey Afrika üzerindeki uzun posta ve keşif uçuşlarında yaptığı gözlemlerden ilhamla yazdığı “Uçak ve Gezegen” bölümünde yer alan “Gezegeni ıslak ve sevgi dolu sanıyorduk” ifadesi, bu serginin de esin kaynağını oluşturuyor.

30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin İlk Sürprizleri Açıklandı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 22 Ekim – 3 Aralık 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 30. İstanbul Tiyatro Festivali, Türkiye’den ve dünyadan birçok çarpıcı yapımı tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Festival programından ilk sürprizler açıklandı. 30. İstanbul Tiyatro Festivali açılışını 22 Ekim’de uluslararası sahnenin en çarpıcı yönetmenlerinden Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile yapacak. Dünyanın en saygın çağdaş dans toplulukları arasında yer alan Nederlands Dans Theater (NDT 2), etkileyici bir repertuvarla 27-28 Kasım’da, İstanbul Tiyatro Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak. Festivalde ayrıca erişilebilirlik ve kapsayıcılığı odağına alan nitelikli üretimleriyle uluslararası bilinirlik kazanan, Birleşik Krallık merkezli ödüllü topluluk Ad Infinitum’dan Veda Ritüeli 7-8 Kasım’da festivale konuk olacak.

Edirne Bienali “Köprüler” Temasıyla Bu Yıl İlk Kez Gerçekleşecek

Tarih boyunca farklı uygarlıkların kesişiminde yer alan, nehirlerin şekillendirdiği ve kültürel etkileşimin yoğunlaştığı Edirne, 21 Mayıs – 28 Haziran 2026 tarihleri arasında ilk kez gerçekleşecek Edirne Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. “Köprüler” teması etrafında şekillenen bienal; fiziksel geçişlerin ötesine geçerek zamanlar, kimlikler ve düşünme biçimleri arasında kurulan görünmez bağları görünür kılmayı hedefliyor. Açılış tarihinin Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’ne denk gelmesi, bienalin kapsayıcı ve çok katmanlı yapısını güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu tarihten itibaren Edirne, sanatın yalnızca sergilendiği değil; birlikte düşünüldüğü bir platforma dönüşüyor.

David Almond’dan 1. Dünya Savaşı Anısına Kitap: Savaş Bitti

İngiliz edebiyatının çok ödüllü yazarı David Almond, 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. yılı anısına kaleme aldığı SAVAŞ BİTTİ adlı romanında barışın, hayal gücü kadar cesaret de istediğini hatırlatıyor. David Almond, insanlık tarihinin en büyük felaketi olan savaşın acımasız gerçekliğini çocuk gözünden yansıtıyor. Savaş çığırtkanlığının yükseldiği bir silah fabrikası kasabasında, savaşın bitmesini düşleyen bir çocuğa eşlik eden okur, barış hayalinin top mermilerinden daha güçlü olabileceğini hatırlıyor. David Litchfield’ın desenleriyle güçlenen hikâye; düşmanlık söylemlerinin, korkunun ve itaatin gölgesinde empatiyi, hayal gücünü ve barış umudunu çocuk masumiyetiyle anlatıyor.

Gregory Porter, 5 Temmuz’da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda

Grammy ödüllü Gregory Porter, 5 Temmuz akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda konser verecek. Modern cazın en güçlü ve etkileyici vokallerinden biri olan Gregory Porter, Pozitif Müzik organizasyonuyla İstanbul’da sahne almaya hazırlanıyor. Soul, caz ve gospel’i derin bir duygusallık ve ustalıkla harmanlayan sanatçı, iki kez Grammy ödülü kazandı. Porter, özellikle Liquid Spirit ve Take Me to the Alley albümleriyle çağdaş cazın en önemli figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Güçlü bariton sesi, samimi yorumu ve sahnedeki karizmatik duruşuyla dinleyicileriyle derin bir bağ kuran sanatçı, her performansında müziğin ruhunu sahneye taşıyor.