Kültür A.Ş

Home

HABERLER

Kırgızistan İstanbul Başkonsolosluğu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin ortaklığıyla Türk Dünyası Kültür Mahallesi Etkinlikleri kapsamında “Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler: Servet Somuncuoğlu Anma Programı” düzenlendi.

Program, İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner’in ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda Servet Somuncuoğlu’nun eşi Nevin Somuncuoğlu ve Yeditepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl birer konuşma yaptı. Etkinliğe öğrencilerin yanısıra Somuncuoğlu’nun çalışma arkadaşları ve akrabaları da katıldı.

İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner yaptığı konuşmada Servet Somuncuoğlu ile tanışma hikâyesinin yirmi yıl öncesine dayandığını söyleyerek Somuncuoğlu’nun hiç yanından ayırmadığı deri çantası ile ilgili kendisine anlattığı askerlik anısını dinleyenlerle paylaştı.

Kaptaner, Somuncuoğlu’nun çok cevval ve enerji dolu bir şahsiyet olduğunu anlatarak bu yönüyle gençlere örnek olması gerektiğini söyledi. Kaptaner onun çektiği fotoğrafların Türk tarihinin taşlara kazınmış ansiklopedisi olduğunu ve bu ansiklopediyi iyi okumamız gerektiğini vurguladı.

Kemal Kaptaner’in konuşmasının ardından Servet Somuncuoğlu’nun belgeselinden kısa bir bölüm izletildi. Belgesel gösteriminin ardından söz eşi Nevin Somuncuoğlu’na bırakıldı. Somuncuoğlu, Afrin’de görev yapan askerlerimize başarılar, şehitlerimize ise rahmet dileyerek sözlerine başladı. Nevin Somuncuoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Nice yiğitler vatanları için, çocuklarımızın geleceği için savaş meydanlarında silahlarıyla savaşıyorlar. Kimleri ise bu mücadeleyi kalemleriyle veriyorlar. Servet’te  tanıştığım günden vefat ettiği güne kadar kalemi, fotoğraf makinası ve yüreğiyle bu mücadeleyi verdi. Benim gözümde bu açıdan bir kahramandır.”

Nevin Somuncuoğlu kendisinin tarih mezunu olduğunu fakat Türkoloji mezunu olan ve şiir, hikâye, roman gibi farklı alanlarla da ilgilenen Servet Somuncuoğlu’nun gerçek bir tarihçi olduğunu belirtti. Somuncuoğlu’nun “Türk Dünyası etno fotoğrafçısı olacağım” dediğini ve bunu başardığını vurguladı.

Servet Somuncuoğlu’nun vefa duygusuna oldukça önem veren bir insan olduğunu söyleyen Nevin Somuncuoğlu: “Vefatından sonra şunu fark ettim. Servet çok fazla insanın hayatına dokunmuş ve etkilemiş. Onun yaktığı ışık genç araştırmacılar tarafından devralınıp ilerletilecektir diye düşünüyorum” dedi.

İBB Kültür AŞ fuayesinde açılan sergiye de değinen Nevin Somuncuoğlu, Servet Somuncuoğlu’nun araştırma ve çalışmalarını popüler olmak adına değil araştırmacı ve akademisyenlere katkı sağlamak adına yaptığını, kendisini sadece bir gazeteci olarak ifade ettiğinin altını çizdi. Nevin Somuncuoğlu’nun taşlara çizilmiş resimleri fotoğraflarken “Sanki bir el Altay Dağları’ndan Moğalistan’dan çıkmış bunları çize çize Hakkari’ye hatta Macaristan’a kadar gitmiş” dediğini ifade etti.

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ise konuşmasına 2005 yılından 2013 yılının sonuna kadar kendisiyle çalıştığını belirterek başladı.

Somuncuğlu’nun Çin Seddi’nde atlattığı ölüm tehlikesinden, sınır geçişlerinde yaşadığı sorunlardan, fotoğraf çekmek için ilkel şartlar sebebiyle yaşadığı zorluklardan, maddi yetersizlik yüzünden zor şartlarda yaptığı gezilerden bahseden Taşağıl bu mücadelenin gençlere örnek olması gerektiğini vurguladı.

Somuncuoğlu’nun tamamladığı projelerden daha fazla tamamlayamadığı, yarım kalan veya engel olunulan projelerinin olduğundan bahseden Taşağıl bunların onu çok yıprattığını ifade etti.

Prof. Dr. Taşağıl sözlerine şöyle devam etti: “Benim bir teorim vardır. Tarih boyunca Türkler en çok nerede yaşamışlarsa orada kaya resimlerinin çok olduğunu görüyoruz. Bundaki dayanağım Servet’in eserleridir. Unesco taş resimleri üzerine yıllarca çalıştı, yayın üretti. Bu çalışmalarının hepsinde ortak hedef bu resimleri Hint - Avrupalılara bağlama gayretiydi. Ama bir yere kadar gelip orada bıraktılar. Bunlar Ari ırkının değil başkalarının dediler. Bu çığır açıldıysa, rahmetinin sayesinde oldu. Bize düşen ise onun bıraktığı yerden devam etmek. Gittiğim her yerde genç araştırmalar Servet’ten bahsediyor. Bu onun ektiği tohumların yeşermesi demek ve oldukça umut verici.”

“Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler: Servet Somuncuoğlu Anma Programı” adlı etkinlikte hediyelerin takdiminin ardından Kazakistan çadırına geçildi. TRT sanatçsı Bünyamin Aksungur konuklara dutar ve kaşgai ile Türk Dünyası ezgilerinden oluşan bir müzik dinletisi sundu. Program, İBB Kültür AŞ tarafından konuklara Türkistan pilavı ikram edilmesinin ardından son buldu.

Etkinlik çerçevesinde açılışı gerçekleştirilen ve Servet Somuncuoğlu’nun çektiği fotoğraflardan oluşan “Taştaki Türkler ve Tamgalar” başlıklı fotoğraf sergisi Kültür AŞ Genel Müdürlük fuaye alanında 19 Mart’a kadar görülebilir.