Kültür A.Ş

Home

HABERLER

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından düzenlenen “Yazar ve Okur Buluşmaları” kapsamında çocuk kitabı yazarı Melike Günyüz 24 Şubat 2018 Cumartesi günü saat 14.30’da Kadıköy’deki İstanbul Kitapçısı’nda minik okurlarıyla buluştu. 

“Müzikli Masal Saati” başlıklı buluşmada Günyüz’e vurmalı sazlarda besteci ve aranjör Hakan Çetinkaya, kanun, ney, mey ve vokalde Bilal Kızıllar, kemençede ise Hacer Akça Kızıllar eşlik etti.

Sözlü anlatım türleri içerisinde büyükten küçüğe hemen herkes tarafından sevilen ve büyük bir zevkle dinlenilen ve aynı zamanda eğitime büyük katkı sağlayan masalların nesneyi farklı açılardan tasavvur edebilme gücünü arttırarak çocukların öğrenmesini pekiştiren müzikle birleştiği bu masallı müzikli söyleşiye büyük küçük tüm masal severler davetliydi.

Buluşmada Melike Günyüz canlı müzik eşliğinde Keloğlan'dan Nasreddin Hoca'ya kadar birçok farklı masal anlattıktan sonra minik okuyucularıyla sohbet etti. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından İstanbul’un edebiyat ve sanat sohbetleri kültürünü yaşatmak ve geliştirmek amacıyla “Yazar ve Okur Buluşmaları” düzenleniyor.

Yazarların okurlarla bir araya geleceği buluşmalar, önemli fikir ve düşünce insanlarının katılımıyla, 3 ay boyunca İstanbul Kitapçısı Kadıköy ve Sultanahmet şubelerinde devam edecek.

“Kazan doğurdu”

Buluşmada Melike Günyüz’ün anlattığı masallardan birisi, çıkarcı insanlara nasıl ders verileceğini gösteren bir masaldı. Hoca Nasreddin komşusundan bir gün kazan ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem de içine küçük bir kazan koyar. Komşusu merakla bu küçük kazanı sorunca da, “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu,” der. Komşusu bu işe pek sevinir. Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanı ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar geçer, Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir: “Hoca, bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle: “Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum,” der. Sinirlenen komşusu: “Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?” Hoca: “Doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne mi inanmıyorsun?” der komşusuna.​

“Harcadıkça kazan, harcadıkça kazan” 

Günyüz’ün anlattığı bir diğer masal ise arkadaşlık, özgürlük ve yardımseverlik hakkında bir Keloğlan masalıydı. Bir gün anası Keloğlan’ın eline bir kitap verir. Bu, rahmetli babasından ona kalan tek mirastır. Kitabı merakla açan Keloğlan, içinde ilginç bir harita ve bir de not bulur: “Oğlum bu benim sana bırakabildiğim tek hazine. Onun sahibi sensin. Nasıl istersen öyle harca. Ama dikkat et de harcadıkça kazan.” Keloğlan babasının bu bilmece gibi satırını tekrar tekrar okur. “Harcadıkça kazan, harcadıkça kazan…” Düşünür durur kafası olur bir kazan… Hem harcayıp hem nasıl kazanır ki insan?