Kültür A.Ş

Home

BASIN ODASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş., Karabağ Savaşı sırasında 1992 yılında Ermeni kuvvetlerinin Hocalı kasabasında gerçekleştirdikleri vahşi katliamı, düzenleyeceği özel bir programla bu yıl da masaya yatıracak.

22 Şubat Çarşamba günü saat 16:00'da İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilecek olan "Hocalı / Asrın Soykırımı" başlıklı programda Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Kütük, Kâzım Karabekir Vakfı Kurucusu Timsal Karabekir, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adil Allah erdiyev, Azerbaycan İstanbul Konsolosu Yadullah Paşayev ve İSTAD Genel Başkanı Sefer Karakoyunlu, Hocalı katliamını değerlendirecek.

Hocalı katliamı

1988'de başlayan Azeri ve Ermeni halkı arasındaki Karabağ Savaşı devam ediyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askerî hedef niteliği taşıyordu.

Azeri resmî kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 Şubatı 26 Şubat'a bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışını kapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı.

Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor.

“Hâlâ nefes alan 10 yaşındaki kız çocuğunu cesetlerin üstüne fırlattı”

Hocalı Katliamı vahşetini yaşayan Ermeni gazeteci Daud Kheriyan, o gün yaşananları şöyle aktarıyor:

“Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabası’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu.”